Ağız Ve Diş Sağlığı Nasıl Korunur?

Daha sağlıklı bir vücut yapısı için mutlaka ağız ve diş bakımına ekstra özen göstermeniz gerekmektedir. Çünkü yiyeceklerle beraber ağızda biriken bir takım bakteri ve virüsler vücudun çeşitli organlarına dağılır. Dolayısı ile ağız ve diş sağlığı en önemli konuların başında gelmektedir. Doğru ağız bakımı ile aynı zamanda daha güçlü yapıdaki dişlere ulaşmanız da mümkün olacaktır. Rutin diş kontrollerinin zamanında yapılması her yaştan insan için bir hayli önemlidir. Bu nedenle ağız ve diş bakımı küçük yaşlardan itibaren iyi bir alışkanlık haline getirilmesi gerekir.  İzmir ağız ve diş sağlığı merkezinden rutin diş kontrolleri yaptırabilir ve gerekli önemler alınmalıdır.

Ağız Ve Diş Sağlığı İçin Neler Yapılmalı?                                                                                                                        

Pek çok kişi ağız ve diş bakımlarını yaptığını düşünse de elbette, doğru bir diş sağlığı için mutlaka doğru bir şekilde bakım yapılması şarttır. Bunun için ise;

  • Her gün düzenli olarak diş fırçalaması yapılmalıdır. Dişleri fırçalarken çok fazla diş macunu kullanmadan sadece mercimek büyüklüğünde bir diş macunu kullanmaya özen göstermeniz şarttır. Çünkü fazla diş macunu ağızda çok fazla köpürdüğü için dişlerin arasına ulaşamaz.
  • Diş fırçalama işlemini uzun tutmanız gerekir. Bu sayede dişlerin tüm yüzeyine ve tüm aralarına ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
  • Elbette sadece diş fırçalamak yeterli gelmez. Doğru bir diş fırçası seçimi de en önemli konulardan biridir. Bu nedenle ne çok sert ne de çok yumuşak diş fırçası seçilmemesi gerekir. Yani orta yumuşaklıkta bir diş fırçası seçilmesi daha doğru olur.
  • Diş fırçasının kalitesi kadar, diş macununun da kalitesi önemli konuların başında yer alır. Özellikle fazla kimyasal içermeyen ve bitkisel olan diş macunlarını tercih etmeniz gerekir. Bu sayede diş yüzeyinde çizilme ve diş etlerinde çekilme gibi bir sorun da yaşanmayacaktır.
  • Diş fırçalamanın yanında diş aralarını temizliği için mutlaka diş ipi kullanımına da özen göstermeniz gerekir. Bu sayede en dipte kalan yiyecek artıkları bile diş ipi ile kolayca çıkacaktır.
  • Düzenli diş kontrollerinin yapılması gerekir. Bunun için ise en iyi İzmir ağız ve diş sağlığı merkezinden destek almanız gerekir.
  • Diş temizliğinin yanında ağız hijyeni için ağız içinde kesinlikle çürük dişin tedavi edilmesi gerekir. Çünkü ağızda yer alan çürük dişler zamanla diğer dişlerin de çürümesine neden olur.
  • Çok fazla asitli yiyecek ve içeceklerden uzak durulması ağız ve diş sağlığı için en önemli konuların başında gelir. Bu nedenle kişiler ağız temizliğine dikkat ettiği kadar yiyip, içtikleri yiyeceklere de dikkat etmelidir.

Daha doğru bir ağız bakımı için https://dentagora.com.tr/cerrahi/ merkezinden bilgi ve destek alabilirsiniz.

Ağız ve Diş Sağlığının En Önemli Sorunu Nedir?

Ağız ve diş sağlığı oldukça hassas bir konudur ve bu alanda yapılan tedavi yöntemleri gün geçtikçe gelişmeye devam etmektedir. Bunun yanı sıra yeni tür ağız ve diş sağlığı sorunları ortaya çıkabilmektedir.

İnsanların aklındaki sorun hangi diş sorununun daha önemli olduğudur. Şu ya da bu sorun daha önemlidir demek pek mümkün değildir. Çünkü her diş sağlığı sorunun kendince riskleri ve tedavi yöntemleri vardır.

Geçmişten günümüze pek çok ağız sağlığını tehdit eden sorun ortaya çıkmış ve teşhis edilerek değişik tedavi yöntemleri uygulanmıştır. Bunların sonucu olarak günümüzdeki etkili tedavi yöntemleri oluşturulmuştur.

Ağız ve Diş Sağlığını Tehdit Eden Sorunlar

Günümüzde pek çok tedavi yöntemi gelişse de hala ağız sağlığını tehdit eden unsurların önüne geçilememektedir. Bu rahatsızlıkların oluşmaması için bireyler kendi ağız sağlıklarına dikkat etmelidirler. Ağız ve diş sağlığı İzmir bu konulara dikkat çekse de hala günümüzde sıklıkla karşılaşılan bazı sorunlar şunlardır:

Kötü Nefes Kokusu: Kötü nefes, hoş olmayan bir kokuya sahip bir nefestir. Aynı zamanda ağız kokusu olarak da adlandırılır. Nedene bağlı olarak bir noktada olabilir veya kalıcı olabilir. Ağız kokusu belirtileri, teşhisi, önleyici tedbirler ve tedavisi kolay bir ağız sorunudur.

Diş Çürükleri: Çürük, diş minesinin aşınmasından kaynaklanır. Önlenebilir bir hastalık olan diş çürüğünün belirtileri, teşhisi, önlenmesi ve tedavisi basittir fakat ilerlemiş çürükler diş kayıplarına neden olabilir. Bu sebeple geciktirmeden tedaviye başlanılmalıdır.

Uçuk Virüsü: Herpes simpleks virüsünün neden olduğu bir rahatsızlıktır ve bulaşıcıdır. Bu nedenle uçuk sahibi kimseler, yakın temastan kaçınmalıdırlar.

Kuru Ağız: Genellikle ağız kuruluğu olarak bilinen kserostomi, tükürük salgısının azalması veya durmasının bir belirtisidir. Bir hastalık olmasa da birçok hastalığın belirtisi olabilir.

Gömülü Dişler: Gömülü dişler, çıkıntılı bölgelerde bloke olan dişlerdir. Bu dişler, ağızda yeterli boşluk olmadığı için gömülü kalabilirler. Yirmi yaş dişleri alt çenede yandan çıkmaya veya bükülmeye çalışır. Gömülü dişlerin belirtileri genelde o bölgede yaşanan ağrıdır. Tedavi yöntemi ise dişi çekmektir. 20 yaş dişlerine müdahale edilmediği müddetçe diğer dişleri çürütme ve ağızda sıkışıklık yaratma ihtimalleri oldukça yüksektir.

Ağız ve Diş Sağlığı Sorunlarının Tedavisi

Ağız ve diş sağlığı tedavileri, teknoloji sayesinde gittikçe kolay bir hal almaya başlamışlardır. Her soruna özel tedavi biçimiyle dişler eski sağlıklı hallerine kavuşturulur. Pek çok yöntem ve tedaviyi içeren bu tekniklerin amacı bir an önce ağız ve diş sağlığını tehdit eden durumu ortadan kaldırmak ve hastaya konfor sağlamaktır. Bu sebeple gelişen tıp yöntemliyle her yıl yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır.

Ağız ve diş ağlığı da kendi içinde kategorilere ayrılmaktadır. Ortodonti tedavileri de dahil olmak üzere pek çok diş kaplama, diş teli, implant, diş taşı temizleme gibi yöntemler vardır. DentAgora siz de ağız ve diş sağlığı sorunlarınızı önceden fark edip önlem alabilir veya en uygun tedaviler ile sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.

Konu ile ilgili detaylı bilgi almak isterseniz İzmir implant sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Tek Aşamalı İmplant Nedir?

Diş implantları, kaybedilen dişlerinizin yerini alabilecek vida şeklinde yapay diş kökleridir ve genellikle titanyum ve titanyum bileşenlerden yapılır. Diş implantları çeneye sabitlendiği için işlevleri doğal dişlere benzer. Titanyum vücut dokuları ile etkileşime girmediği ve dirençli olduğu için tercih edilmektedir.

Çene kemiği ve diş etlerinin sağlığı ve tabii ki yaşam kalitenizin artması için eksik dişlerin yerine konulması gerekir. Aksi takdirde kalan dişler boşluğa doğru hareket edecek ve diş yapısı düzensiz görünecektir. Diş implantları tek diş için yapılabileceği gibi birden fazla dişin pozisyonlarını doldurmak için köprü teknolojisi de kullanılabilir. Alternatif olarak, protezleri güçlendirmek için bazılarına veya tümüne implant uygulanabilir.

Tek aşamalı implant tekniğinde bu, implantın ikinci bir cerrahi operasyondan kaçınarak yerleştirilen nispeten yeni bir tekniktir. Bu teknikte implantın fonksiyonel yükünden önce belirli bir iyileşme süresine izin verilmesi önerilir. Ameliyattan sonra özellikle marjinal kemiklerde osseointegrasyon sorunları ortaya çıkacaktır. Bunun nedenleri gıda ve diğer maddelerin yol açtığı irritasyon, ağız hijyeninin sağlanamadığı enfeksiyonlar ve operatör becerilerinden kaynaklanan enfeksiyonlardır.

İmplant Nasıl Uygulanır?

İzmir implant cerrahisine uygunluğu değerlendirmek için diş hekimi genel sağlığı ve ağız sağlığı ile ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapar ve ameliyatı riskli hale getirebilecek tüm sorunları değerlendirir. Ayrıca diş hekimi, implantların minimum risk ve doğrulukla yerleştirmek için bilgisayarlı tomografi veya panoramik diş röntgeni gibi birçok farklı tanısal radyoloji aracı kullanır.

İlk aşamada implant çene kemiğine yerleştirilir. Bu işlem genellikle lokal anestezi altında yapılır. Önce diş eti dokusunda bir kesi yapılır ve ardından implanta uyan bir oluk açılır. İmplant yuvaya yerleştirilir ve ardından kesi dikilir. İmplantın çene kemiği ile sıkı bir şekilde bütünleşmesi için bu bölgenin bir iyileşme sürecine ihtiyacı vardır. Bu süre zarfında implant çevresinde yeni kemik hücreleri büyüyerek implantın hareket etmemesini ve yerleştirilecek dişi destekleyecek kadar güçlü olmasını sağlar. Ameliyattan sonraki ilk birkaç gün implant bölgesine dokunulmamalıdır.

İkinci aşama daha kısadır ve implant yerleştirildikten yaklaşık 3-8 ay sonra tamamlanır. İmplantın çeneye uygun şekilde yerleştirilip yerleştirilmediğini belirlemek için röntgen çekilir. Ardından implantın üst kısmını açılır ve diş etlerini şekillendirmek için iyileşme kontrol edilir. 1-2 hafta sonra implantın boyutu belirlenir ve protez üretimi başlar.

Tek aşamalı implantlarda bu süreçler iki aşamanın birleştiği tek seferde gerçekleşir.

Diş İmlantları Riskli Midir?

Her cerrahi operasyonun olası riskleri vardır. Bu nedenle, dişleri İzmir implant tedavisinde de belirli riskleri vardır. Bu riskler ameliyat sonrası kanama, şişme ve geçici morarma içerebilir. Nadir fakat ciddi bir risk, ince kas kasılmalarına, dudak ve dil çevresinde uyuşma ve karıncalanmaya neden olabilen mandibular sinirin hasar görmesidir. Bu risklerin çoğu geçici olmakla birlikte kalıcı da olabilir. Komplikasyonlar genellikle uygun tedavi ile çözülür. Ameliyat sırasında gerekli prosedürler izlenerek bu komplikasyonlar önlenebilir veya ev ilaçları ile tedavi edilebilir.

Örneğin ağrıyı gidermek için analjezikler kullanılabilir, enfeksiyonları önlemek veya tedavi etmek için antibiyotikler kullanılabilir ve şişlik ve ödemi önlemek için steroidler kullanılabilir.

Diş implantı ameliyatından sonra doktor, hasta için bir reçete hazırlayacaktır. Belirli bir ilacı doğru zamanda ve doğru dozda kullanmak önemlidir. İmplant ameliyatından sonra ağrı ve şişmeyi önlemek için ameliyat bölgesine dışarıdan soğuk kompres yapılmalıdır. Soğuk kompres en az 4 saat uygulanmalıdır.

Detaylı bilgi için https://dentagora.com.tr/implantoloji/ sayfasını ziyaret edebilir, iletişim sayfasından bizimle iletişime geçebilirsiniz.

İmplant Sonrası Ağrı Olur Mu?

İmplant, eksik dişlerin yerine kullanılan ve çene kemiğine yerleştirilen bir vidadır. Bu tedavide çene kemiğine implant denilen çiviler yerleştirilir ve üzerine çeşitli protezler uygulanarak eksik dişler tamamlanır. İmplantların üzerine konulacak protezler doğal dişlerle uyumlu olacağından hem dişler dolgun görünecek hem de ağzı ve dişleri tam olarak işlevine devam edebilecektir. Hastaların İzmir implant işlemi sonrası bilmek istediği en önemli soru implant işlemi sonrası ağrı olup olmadığıdır.

Öncelikle implant tedavisi sırasında hastanın tercihine göre lokal veya genel anestezi yapılır. İmplant operasyonu sırasında hasta herhangi bir ağrı hissetmeyecektir. Ancak implant ameliyatı sırasında çeneler ve diş etleri açıldığı için ameliyat sonrası ağrı olması normaldir.

İmplant tedavisi gören hastaların ağrı yaşaması normal olsa da şiddetli ağrı olması olası değildir. Genel olarak, yaşanan ağrının şiddeti düşüktür ve insanların yaşamları üzerinde olumsuz bir etkisi olmayacaktır.

Reçeteli ilaçlar kullanmak, yaşanabilecek acıyı en aza indirebilir. Hasta ayrıca diş implant işleminden sonra ağrının hafifletilmesinden büyük rol oynar. Diş ve ağız sağlığına önem verip ağız boşluğunda bakteri oluşumunu engellemek için hijyene ve kişisel bakıma dikkat edilirse ağrılar azalır ve iltihap oluşma ihtimali minimuma düşer.

İmplant İşlemi Sonrası Uzun Dönem Ağrılar Yaşanır Mı?

İmplant İzmir uzun bir işlemdir. Ağza ve dişlerinize gerekli hassasiyeti gösterdiğinizde bu işlemi çok kolay ve rahat bir şekilde tamamlanır. Hastaların diş implantları sonrası gerekli hassasiyeti ve önemi göstermesi gerekir aksi halde geç iyileşme ve ağrılı bir sürece girebilirler.

implant sonrası ağrı

Hastalar reçeteli ilaçlar dışında ilaç kullanmamalıdır. Çene ve diş ağrılarının oluşmaması ve enfeksiyon kapmaması için hastalar ve doktorlar iyileşme sürecini kontrol etmelidirler. Sigara ve renk açıcı maddelerden uzak durarak implant sonrası bölgenin daha sağlıklı bir şekilde iyileşmesini sağlayabilirler. İmplant tedavisi diş çekimine göre daha zor olsa da doğru bakıldığı sürece ağız sağlığına zararı yoktur.

İmplant Sonrası İyileşme Süreci

İzmir implant tedavisinde kullanılan implantın tipine bağlı olarak iyileşme sürecinde değişiklikler gözlemlenebilir. Ancak  implant tedavisinde yapılan tüm ameliyatların neden olduğu rahatsızlığın iyileşmesi genelde birkaç gün sürebilir. Ancak bazı durumlarda bu süreç uzayabilir. İmplantasyon sonrası daha hızlı iyileşmek ve daha başarılı bir implant tedavisi almak için aşağıdaki adımları takip edilebilir:

  • İmplant tedavisinden sonra 2 saat içinde hiçbir şey yememek,
  • Bunun sebebi sıcak yemek yemek kanamayı arttırabileceğinden 24 saat içinde sıcak yemekten kaçınılmalıdır.
  • İmplantasyon sonrası şişmeye sorunu için implant işlemi yapılan bölgeye buz küpleri uygulanabilir.
  • Diş eti problemlerini tedavi etmek için birkaç gün içerisinde yumuşak yiyecekler yemeye özen gösterilmelidir.

Ameliyat sonunda normal diş çekim işlemindeki ağrının aynısını hissedebilirsiniz ancak implant sonrası ilacı alırken herhangi bir ağrı hissedilmez. Ameliyattan sonra doktorun hemşire tavsiyelerine uymalı ve verilen ilaçların kullanıldığından emin olunmalıdır. Ameliyattan sonraki ilk iki günün özellikle çok önemlidir. İyileşme sürecini hızlandırmak için gargara kullanılmalı ve dişler düzenli fırçalanmalıdır. Tedavi sonrası ilk birkaç gün hassasiyet hissetmek normaldir. Belirli noktalara dikkat ederek bunu durum önlenebilir. Üflemekten veya ağızdan nefes almaktan, diş sıkmaktan veya diş gıcırdatmaktan kaçınılmalıdır. Dişler çok yavaş fırçalanmalı ve diş ipi kullanırken dikkatli olunmalıdır.

Detaylı bilgi için https://dentagora.com.tr/implantoloji/ sayfasını ziyaret edebilir, iletişim sayfasından bizimle iletişime geçebilirsiniz.